Bir 7 yıl daha..

29
08 - 2007

Uyarı Ateşi niteliğinde bildiri!

Cumhurbaşkanlığı seçiminin üçüncü turu yapılacakken Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'ın adeta "uyarı ateşi" niteliğindeki 30 Ağustos mesajı geldi. Ne diyodu Büyükanıt,

"Laikliğe yönelik sinsi tehditler var"

Çok eski değil. Daha Nisan ayında "AKP'ye muhtira" niteliği taşıyan bildiride ne demişlerdi peki?

"Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir. "

Laikliğin elden gitmediğini bizler zaten görebiliyoruz. Kimse boşuna Türbanlı bir "first lady"miz oldu diye kara çarşaflara sokulacağımızı zannetmesin. Cumhuriyetin ne anlama geldiğini bilen -az da olsa- insanlar hala var.  İş sadece bunu sözde bırakmak olarak mı kalmalı? Gözdağı vermek maksatlı bir kaç bildiri yaparak mı kendi gücünü hatırlatmaya çalışmalı ordumuz?  "Laikliğe yönelik sinsi tehditler var" diyerek mi koruyoruz. Kimse korkmasın. Laiklik elden gitmeyecek. İnançlı olmalı ve irademizi korumalıyız. Biz sürekli "laiklik elden gidiyor" çığlığı atarsak zaten ellerimizle kovacağız laikliği.

devamı >



"Hayal Ettiğin Kadar Özgürsün"

28
08 - 2007

Pixar Animasyon Studyoları, çizgifilmleri gerçek boyuta taşıma ve hedef kitleye çocuklarla büyükleri aynı potada eriterek taşıma başarısı açısından her zaman kalbimde ayrı bir yere sahip olmuştur. Ratatouille sessiz bir dönemin ardından gelen nefis mesajlara sahip bir animasyon film.
 
Kısıtlı mıyız? 


Filmde fare Remy, Paris’in en saygın restoranının kurucusu olan Gustou adındaki bir aşçının yemek programlarını takip ederek yemek konusunda sınırları olmadığını öğrenen, koku alma yeteneği gelişmiş bir fare. Gustou’nun söylediği açık: Herkes yemek yapabilir. Fakat sadece korkusuzlar harika yemek yapar.
Korkusuz demek, kalıpların dışına çıkmayı denemeye cesareti olanların keşif gücüne yapılan bir gönderme. Gustou bir bölümde der ki “yemek bir müzik gibidir. Her tadın kendine ait bir ritmi vardır. Eğer iki farklı ritmi birleştirirseniz, ortaya çok daha renkli bir melodi çıkar. Kendinizi müziğe bırakın…” devamı >



4 Gün

25
08 - 2007


4  günün sonunda Ahmet Necdet Sezer'den "kurtuluyoruz" *

Siyasi polemiklerden uzak bir cumhurbaşkanını, Atatürk'ten sonra belki de en saygı gösterilmesi gereken şahsiyeti 4 gün sonra başımızdan  atmaya hazırlanıyoruz.  Bu süre zarfında elimizden gelen çirkefliği ardımıza koymuyor, kimsenin etlisine sütlüsüne karışmadı diye "tu kaka" yapıyoruz gidişiyle aslında bizi çok üzecek olan insanı....

Ahmet Necdet Sezer, duruşuyla, tavrıyla kimse gibi olmayışıyla tam bir beyefendi idi. Cumhurbaşkanı sıfatı altında toplanan diğerlerine hiç benzemedi. Sİyasetin ona buna laf atmaktan ibaret olmadığını göstermesi yanı sıra kişiliği ve aile yapısıyla takdir topladı.

Başımızın bakanı Recep Bey , "ya bu deveyi güdeceksin, ya bu diyardan gideceksin" söylemleri içinde oladursun devam eden 4 günün sonunda göreceğiz bakalım Abdullah Gül kimin cumhurbaşkanı olacak..

Benim olmayacağı kesin.  Tek gerekçem de siyasi birikimim değil oysa, dayatmalara karşı olan tavrımla bunu kabullenmiyorum, kabullenemiyorum.

Güden gütsün "devesini".

* :Yılmaz Özdil'in yazısını mutlaka okumalısınız.



İnsan haddinin sınırları

23
08 - 2007

En iyi bildiğin şey nedir hayatta; kendin, o bile yarım. Her anın kendinle geçer, nereye gitsen seninledir. Sağa dönsen ordasındır, sola dönsen yine karşındadır. Koşsan senle gelir, uyusan da sendedir.
 
Bugünkü eleştiri konumuz mu? Tabi ki; beni benden daha çok tanıdığını zanneden mr and mrs sarraf'lar. devamı >



Limondan Kuantuma; The Secret'a varan Yol

21
08 - 2007

 
İki ay önce kadar, bir arkadaşımın tavsiyesiyle tanıştım onunla. İlk gördüğüm anda ilgimi çekmişti, çünkü renkliydi, değişik bir enerjisi vardı. Her gün ona ayırdığım zamanın arttığını fark ediyordum. Referansı çok kuvvetli olduğu için değil,  içimden geliyordu. Hep bildiğim şeyleri anlatıyordu, yeni bir şey yoktu. Ama öyle etkileyiciydi ki, hayatla ilgili ilham almaya başladım. Her sabah görmek istemeye başladım onu. Her akşam. Her fırsatta.
Dünya’nın ve şuan Türkiye’nin en çok satan kitapları arasında ciddi ciddi uzun süre zirvede kalacağı belli olan şu müthiş “hayatınızı değiştirmek elinizde” kitaplarından biri olan, THE SECRET’ tan bahsediyorum. devamı >



Wordpress.com un Kapatılması

18
08 - 2007

Başlıkta hata yok , wordpress.com un kapatılmadığını sadece mahkeme kararı ile siteye erişimin engellendiğini biliyorum, başlıkta bu şekilde kullanmamın nedeni de ikisi arasındaki ciddi farka dikkat çekmek zaten. Şimdi şöyle düşünelim, bir yer var ve kanunlara göre  bu bölgenin kamu sağlığına zararlı olduğu tespit edilmiş,  mantıken ne yapılması gerekir; bu yerin kapatılması değil mi ? Ama biz bunu yapamıyoruz çünkü kapatmamız gereken yer bizim yetkimizin dışında. Bu durumda bari buraya giden yolları keselim ki insanlar oraya ulaşamasın diyoruz. Tabi DNS asresini değiştirmek gibi alternatif yollar bulanlar için burası yine açık olacak ama olsun mevzu ayda 12 milyon Türk tarafından ziyaret edilen sitenin gözünü biraz korkutmak.

Bu sansür vakaları internet alemimiz için pek de yabancı sayılmaz. Daha önce Ekşi Sözlük ve Youtube de kapatılmıştı , ama wordpress.comu diğerlerinden ayıran ciddi bir özellik var , o da wordpress in kendi başına bir içerik sitesi olmaması. Wordpress.com kendi başına sadece site ile aynı isimdeki blog yazılımını dağıtan yer , erişimi engellenen ise bu site altından yayına yapan blogların tamamı , yani etrafımızdaki insanlar, amcalarımız teyzelerimiz okul arkadaşlarımız, kendi görüşlerini bloglarında anlatan sıradan insanlar; bizler.

Yani yapılan toplumun üretiği içeriğe ulaşmak için toplumun kendisine sansür konulması.

devamı >



Smokin Aces - Tehlikeli Asklar

17
08 - 2007

Cumartesi gecelerini film izleyerek geçirmeyi sevenler için biçilmiş kaftan bir film , ama yok ben ethernal sunshine'ı çok sevdim diyorsanız pek tavsiye etmem :)
Buddy Aces Israel ismindeki mafya babasının itirafçılık yapması ve diğer mafya babasının buna sinirlenip onu öldürmek için bir düzeine kiralık katil tutması üzerine kurulu ilk bakışta son derece sıradan, kurşunların havada uçuştuğu, iyi adamların sadece kollarını sıyırdığı ama kötü adamların kafalarını veya ciğerlerini patlattığı  bir holywood filmi izlenimi veriyor, aslında film için sıradan bir film değil demek biraz zor. devamı >



Ampul demokrasi

15
08 - 2007

Ve sonunda bir kaleyi daha düşürdüler. Cumhuriyetle hesaplaşmaya and içen neo yıkıcılar ile, takkeli liboşlar, entel dantel demokratlar bi muradlarına daha erdiler. Emin Çölaşan 22 yıllık gazetesinden yalakalık ve ihale diyeti olarak kovuldu. Merak etmeyin daha çok kale ve kelle uçacak.
Neler olacak neler?
Doğan medyasının paçavralarını okumumakta ne kadar haklıyız gördük.
Bu arada Yılmaz Özdil'i anlamakla birlikte Hürriyete geçişini eleştiriyorum. Gönlüm yakıştıramadı ne yapayım?



Hapse Girme Modası

11
08 - 2007

Yaz geldi. Yaz ortasında seçimi yaptık ve tüm yazı siyaset konuşarak geçirdik. Biraz da MODA dan bahsetmek istiyorum ben daha yaz bitmeden.

Evet bayanlar, bu yaz Paris Hilton öncülüğünde bir akıma kapılmış görünüyoruz.  Paris Hilton'un Türkiye şubelerinden Tuğba Özay da bugün itibari ile bu modanın öncülerinden olduğunu göğsünü gere gere gösterdi!

Yeni moda akımımız : Hapse Girmek!

"Rulet" adı verilen operasyon ile Susurluk hükümlülerinden Yaşar Öz ve saz ekibi hapse girer girmez Tuğba Özay da tutuklandı! Tuğba Hanım'ın gözyaşı sel misali aktı! Tuğba Hanım mağdur! Öğrendiğime göre iki gündür kıyafelerini bile değiştirememiş! Düşünebiliyor musunuz hanımlar, koskoca iki gün!

Kendilerine buradan hicaz makamından "Oh Olsun" adlı güzide eseri armağan ediyorum. 




İlim kendin bilmektir

10
08 - 2007

Özgüven iyidir. Hayatını değerli görmek süperdir. Kedine saygı duymak şahane bişeydir. Evrendeki yerini vazgeçilmez görmek keyif vericidir. Kendilik bilinci olması gerekendir. Mutevazılık beklenendir.....
Basit kelimeler iyi niyetlidir. Kısa cümleler ise muhteşemdir.
Bir başkasının kendiyle olan ilişkisini eleştirmek anlaşılmazdır, kötü niyetlidir. Yine o bir başkasının sistemdeki yerini yargılamak veya küçük görmek ise acınasıdır.

devamı >