Fidel Castro'nun Vedası!

21
02 - 2008



Dünya tarihinin son yarım yüzyılına damgasını vurmuş bir siyasetçi olan Fidel Castro, önceki gün Küba yeni parlementoya başkanlık edecek ismi seçecekken verdiği demeçle siyaseti bırakacağını söyledi.  ABD'nin yarım yüzyıl boyunca devirmeye çalışmasına , onlarca saldırıya rağmen dimdik ayakta kalmasına rağmen kendi öz iradesiyle siyaseti bırakacağını açıkladı.

1959 devriminin hemen ardından ülkeyi yönetmeye başlayan Castro, tüm bu 49 yıl boyunca hiç ara vermeden vazifesini sürdürdü. "Beni devrimimizin kaderi için son derece önemli anlaşmaların kabul edileceği parlamentonun üyesi seçerek bana muazzam bir onur bahşeden değerli yurttaşlarım, sizlere, meclis başkanlığı ve başkomutanlık pozisyonunu istemeyeceğimi ya da kabul etmeyeceğimi bildiririm."  sözleri ile halkına veda eden Fidel Castro, peki gerçekten kendi isteğiyle ayrılmamış olabilir mi? ABDnin bir oyunu muydu bu?

devamı >



Kosovada İlkSabah

18
02 - 2008

... ve avrupanın 49. ülkesi,ABD nin son gözdesi,RUSYA nın bir yer de mat edilişi......Hoşgeldin Kosova.

Bugün(18.02.08.)ilk kez bağımsız! uyandı Kosovalılar köylerinde,şehirlerinde.ABD nin desteklediği bu ileri uç elemanı,bir halkın uyanışı,kazanılmış örgütlü bir zafer gibi gelebilir kimilerine ABD bayrakları ile kutlanan bağımsızlık,sevinç gösterileri ırak ta bye bye saddam, hoşgeldin ABD,yaşasın özgürlük gösterilerini hatırlatmadı mı size de?.sistemli bi ilerleyiş sonucu bir halk daha bağımsızlaştırılarak(!)emperyalizmin emri altına girmiş oldu. şimdi soralım hem bağımsızlık hem emperyal ikisi bir arada nasıl olur? diye.

Dünyanın tüm ideolojilerinin içinde mutlak bi sol yan vardır.sol siyasetin terimleri içinde kaybolan nutuk yarışları yapılan siyasetin en güzel örneğidir.ülkemizde de hemen tüm iktidarlar sol yanlarını işin içine katarak hedefe ulaşmışlardır erdoğanın mazlum sevdasına kömür dağıtması,madur olanı koruma hevesi içindeki türban mücadelesi hep sol düşünüp sağ oynamanın örneklerinden şu an aklıma gelenleridir sadece.

Bu kural örnek aldığımız ABD nin de en güvenilir kozlarından biridir bu yüzdendir ki özgürlük isteği göstermiş,petrole konmuş savaşı sonlardırmak isteyip terör örgütleri imal etmiştir. silahla ya da silahsız son model taktiklerle ele geçirebiliyor bir halkın beynini sol düşünüp sağ oynatan siyaset.... Kosova da işgalin silahsız olması bi yerde sevindirici olsa da,avrupanın ortasına çarkın bir dişi daha eklenmiş oldu.



Rusyanın dikkatine ABD:1 RUSYA:0



Hata

18
02 - 2008

Tüm alışkanlıklardan öte,bir zorlamadır gider,usul usul sokulur yanı başımıza,aniden olur,geri dönüşü çoğu zaman yoktur.

Bir pişmanlık,bir suçlululuk duygusu sarıverir insanı.elde olan ne bir kayıp ne bi kalp kırıklığı ne de gözyaşı olsada,kabul olunmayacak özürler dilese de insan,kimimizi çok yorar hatalar.

Her an olabilecek kadar sinsi,içimizde yaşayan bi yeti,olmazsa olmaz...bi bakıma ölüm gibi deva gibi...

Ama olmalıdır her yolun dönüşü,insan nasıl özlemine yenik düşerde bi kenarda hazır tutarsa dönüş biletini öyle geri gelmeli sevenler arasında zaman.Yakınlaşmalı uzaklar mesafeler kısalmalı.deniz ise deniz olunmalı dağlar tepeler yollar vız gelmeli gökyüzü kırlar...

Açıkta yorulmuş,terkedilmiş,kıyıya vurmuş bir sandal gibi dönmeli giden sevgili.... Kimi zaman batık olur sandallar

asla kullanamazsın,bir daha onarılmaz,yüzmez ama genede tutmak istersin kıyıda,gözünün önünde,belki de hemen şuracıkta, kaldırıp atmaya elin varmaz yüzemeyen sandallar hurdalığına o kıyıda bekler sen ona bakarsın o sana...tepende güneş bi elinde yalnızlıkların aklında geride kalma korkusu.kum taneleri sıvazlarken yorgun ahşap bedenini suya hasret insana uzak,denize toprağa suya hasret... .koşup koşup itmekte gelir belki batacağını bile bile ama yapazsın iştebatık ta olsa kırık da olsa...

içimizden biridir hata birbirinin aynısı iki zaman arası söz her an olabilecek kadar sinsi içimizde yaşayan bi yeti olmazsa olmaz bi bakıma ölüm gibi deva gibi...

Hata yapılır elbet sevgiliye,lakin bazen ta kendisidir hatanın sevgili...



MSNde rahip kelimesi kullanılamıyor!

17
02 - 2008

Günün en verimli haberi bir çok internet "haber" sitesinin baş sayfalarında yer aldığı üzere MSN üzerinde "rahip" kelimesinin karşı tarafa iletilemiyor oluşuydu. Hepimizin kullandığı iletişim aracı MSN üzerinde içinde rahip geçen cümleler kurmamız engellenmiş.

Sebebi ne olabilir peki bunun?

İletilemeyen başka hangi kelimeler var   diye karşımızdakine bi ton küfür yazıp göndermemizi bir yana bırakıyorum, rahip kelimesine benzer kelimeleri (misal papaz, imam..) kullanabiliyoruz. MSN bize ne demeye çalışıyor olabilir? Rahip muhabbeti yapamadığını öğrenen bu insanların aklına bunu sokmak değil de nedir bu?

Son olarak rahipleri sevelim ama MSNde arkalarından konuşmayalım. Herhangi bir rahip arkadaşla husumeti olanlar lütfen gitsin yüzüne söylesin.




Öpüşen Türbanlı

15
02 - 2008

İnternetin yeni modası birbirine, parkta bahçede gizlice sevgilisiyle  öpüşen türbanlı kız fotoğrafları yollamak.  Ne eğlence ama!

Türbanlılar da öpüşür arkadaşlar, sizin yaptığınız her şeyi onlar da yaparlar. Sizden hiç farkları yoktur. Parklarda sevgilileriyle öpüşebilirler onlar da!

Fazla uzadı bu konu artık. Türbanla değil içindeki beyinle ilgileneceğimiz günleri de görürüz umarım.


 
 



Ulak

08
02 - 2008


Ulak filmi.. Büyük beklentilerin, olumlu önyargıyla gidildiği halde büyük hayalkırıklığı yarattığı bir Çağan Irmak filmi.
İzlemediyseniz, bu yazıdan hiçbirşey anlamazsınız.

Fragman, sloganlar, yapılan ilk eleştiriler, hepsi "zaman ve mekandan bağımsız" bir film iddasında. Doğru, mekandan bağımsız, herhangi bir şehir, herhangi bir ülke yok. Hatta öyle ki, biri bir ağızla konuşuyor, diğeri farklı bir ağız ile cevap veriyor (bkn. Nevşehir-Kütahya ağzı)

Enfes makyajlar, kostümler hazırlanmış. Köy, kendi halinde, bağımsız. Dekor süper. Kamera geçişleri ve ses tonları, insanı kaliteli birşeylerle karşılacağı ümidini veriyor ve Çağan'ın filmi başlıyor.

Aman, bir film izledikten sonra damağımda ucuz bir tad kalmasından nefret ediyorum. Hayaletlerin dile geldiği filmin ilk yarısındaki o komik sahneye kadar, hakikaten heyecanla bekliyordum. Ama beş kişinin beyazlara bulanmış ve çok az silikleştirilerek (bari azıcık uğraşsalardı) ortaya çıkıp aynı ağızdan çok etkili olduğunu sandıkları cümleleri kötü bir senkronla tekrar etmeleri ne yazık ki tüm heyecanımı tatsız bir şaşkınlığa çevirdi. Sonuçta Türk filmidir, efekt kaygım olmamalı diye devam ettim izlemeye,
devamı >



Tanrı'nın Senaryosu Heroes

21
01 - 2008

Evrim.. Hastasıyız. Hem canavarlar, hem mutanlar, hem de her geçen gün yeni özelliklerini keşfettiğim yeni canlı türleri geliştiriyor, insan başlığı altında. İlginç olan, aslında kendi sonunu hazırladığı.

Heroes'un 2. sezonunu geçen sezondan daha az bir heyecanla izlemeyi sürdürüyorum. Geçen sezonda NewYork'un patlamasını ve milyonlarca insanın ölmesini durdurabilmişler, "kahramanlar" olmuşlardı. Üstelik geleceği resmedebilen ve çizdiği bütün tablolar gerçek olan Isaac Mendez patlamayı da resmettiği halde.

Bu noktada sevgili Hiro'nun birinci sezonda aşık olduğu bir kızı kurtarmak için geçmişe gittiği bölüm geliyor aklıma. Hiro kızın çalıştığı yere gidip kızın katillerce öldürülmesini, onu o anda orada kurtarak engellemişti. Fakat bu defa kızcağız beyin tümöründen ölmüştü. Hiro kaç defa kızı kurtardıysa da, "kader"in, yani o insanın ölme gerçeğinin önüne geçememişti. Peki. Bu sezonda ise, Hiro'nun babası Kaito Nakamura, intikam almak için şirket kurucularını teker teker öldüren Adam tarafından, binanın üst katından itilerek öldürülüyor. Hiro yine hüzünle o zamana dönüyor ve babayı kurtarmak istiyor. Baba, oğluyla yaptığı anlamlı konuşmanın sonunda eğer ölme zamanı geldiyse ölmesi gerekir düsturundan ölümüne engel olmamasını istiyor ve Hiro babayı ölüm zamanına geri götürüp ölmesine müdahale etmiyor. Bu da peki.
devamı >



Medeniyet dediğin...

21
01 - 2008

Tarih öncesi dönemden kalma bir teknoloji dikiş iğnesi..

bir metalin ucunda açılan, bir ipin geçebileceği büyüklükte bir delik..

düşünsene, bugün hala kullandığın ve hiçbir şekilde değiştirmeden geliştirmeden kullandığın bi alet..

bi de şunu düşün, bunu bulan da insan zekası, bilgisayarı icat eden de..

ve bilgisayar defalarca ve defalarca geliştirildi; bir dikiş iğnesi ilk nasıl icat edildiyse halen öyle.. bir kase, bir kaşık, bir makas, bir tarak da..



devamı >



Mevzu -yine- Türban

16
01 - 2008



Recep Tayyip Erdoğan geçen akşam haberlerde ne de güzel sıralıyordu hükümetin önceliklerini. Önce Eğitim diyordu. Bu yıl içinde eğitime yapacakları yatırımları bir güzel anlatıyordu. Sağolsun. Sonra konuşacak birşey bulamadı olsa gerek yine bir türban mevzusu giriverdi araya.

Ve İspanya'da bir basın toplantısında şu sözler dökülüverdi dilinden , "Türban siyasi simge olsa ne olur, olmasa ne olur?"

devamı >



Yeni nesil şöhretler..

14
01 - 2008

Hatırlarsanız bir zamanlar meşhur olmak için bir takım ablalar şov tivilerde orda burda çıkarlardı soyunurlardı. Cumhurbaşkanına kadar arz-ı endam etmişler zamanla da yok olup gitmişlerdir. Bir çoğumuzun hala hafızalarında yer etmiştir bu kareler.
Az gittik uz gittik gördük ki ekranları başında bizler izlerken onları abiler ablalar saç saça baş başa birbirlerine girmeye başladılar ve böylesine bir şöhretler güruhu mantarlar gibi çoğaldılar.
Sevgilisini aldatanlar, orasını burasını açanlar derken bir de baktık ki popüler kültürün yeni sevgilileri biraz entellektüelleşti. Ampul akımından yükledikleri voltajları ve yaklaşmayın çarparım güçleri ile cumhuriyete atıp tutarak, milliyetçiliği yererek, Atatürk'le hesaplaşmaya giderek kendilerine köşe kaptıklarını izliyoruz.
Vahdettin'in yöntemleri, Adnan Menderes özentileri ile bana dokunan yılanı ezerim bakışları atan ampulcülerden ödü patlayan mütareke basını ne yazık ki bu çenesi düşük takkesizlere her köşeyi açmış durumdalar.
Ben kendilerine sağlık mutluluk ve esenlik dilerken reytinginiz bol olsun, köşelere gelesiniz diyorum.
Yesin sizi Mehmet Altan'lar, Murat Belge'ler, Fehmi Koru'lar....