Üzme beni Taraf   



Onca eleştiriye, onca inada rağmen Taraf okumayı sürdürüyorum. Gazete kisvesi adı altında önümüze sunulan kağıt parçaları arasında hatrı sayılır bir yeri var benim için. "Taraf Gazetesi hangi  tarafta?"  ana temalı bir yazı olmayacak bu. Ben gazetenin "gazete" olmak için yeterli olan tüm donanıma sahip olduğunu düşünüyor ve okuyorum. Memnunum da.

Ancak internet sitesi için aynı dilekleri beslememek son derece üzücü. Sitenin yeni açılmış olmasını bir bahane olarak göremiyorum. Madem henüz hazır değildi yayına vermemeliydiniz siteyi. Haberler arasında dolaşırken saniye başı "500 İç Sunucu Hatası" almaktan gına geldi.

Fiyatını 1 YTL den 40 Kuruşa indirmiş olmasına bağlayabilir miyim acaba bu konuyu? "Ucuzladık da artık, ne yapacaksınız interneti gidin alın okuyun" mu demek istiyorlar? 

Demeseler keşke.  Üzülüyorum.

merush 08 04 2008 - 07 : 24   
2171 Kişi okudu     10 Yorum yapldı   
Puan : 5 Oy : 1
Yorumlar :

Ahmet Altan ve şürekasının Atatürk düşmanlığı ile dalgalandırdığı ikinci cumhuriyetçiliğin soros destekli tefrikasına malesef sevgili merush gibi bakamıyorum. Her fırsatta AKP'ye laf söyletmem edasıyla, ülkesini sevenleri hor gören bu anlayışın, demokrasiyi işine geldiği noktalarda savunduğu onun dışında gık bile demediğini görmek beni şaşırtmıyorsa da malesef biliyoruz ki vakti zamanında mütareke basınının yaptığını birilerinin yapması kadar doğal bi şey olamaz.
Sözün kısası Taraf'ın taraf olduğu değerlerin hepsine karşı taraftayım...

prusarus 08 04 2008 - 09 : 06

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu felsefesine düşman olanların saf tuttuğu (din kisvesi altında emperyallere çanak tutanların var olduğu) taraf'a, bilinçli olarak taraf olanların iyi niyetli bir tahminle aklını peynir ekmekle yediği düşüncesindeyim. aksi halde(gerçekçi bir yaklaşımla) tanımlama daha farklı olurdu sanırım... (örn: içinde ihanet kelimesi geçerdi kuvvetle muhtemel)

BOP'UN EŞBAŞKAN(LAR)I BÜ ÜLKENİN MAKAM VE MEVKİLERİNDE DEĞİL, VATANDAŞLIĞINDA BİLE OLAMAZ, OLMAMALI!!! Osmanoğulları'nın yurt dışı edilişi bir an önce örnek alınmalı.

Tarih'in nesnel,gerçekçi ve tarafsız yargılama gücüne öyle inançlıyım ki... Bugün okurken tarihi nasıl ki küfrediyorsam haine, puşta, ite, çakala; günümüz tarih olunca da elbet, gelecek nesiller bolca küfredecek ve ders çıkartacak malzeme bulmakta zorluk çekmeyecek...

Gör, nasıl yeniden yaratılırım
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım
Oğullarım var gelecekte
Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.

Ahmed Arif

oNLy_R 09 04 2008 - 14 : 47

Türkiye'de "gazete"(?!) olmak için gerekli donanım :

1- İktidar* yalakası patron
2- Asgari 4 adet sahibinin sesi köşe yazarı
3- 1 adet hazineden araklanan arsa üzerine kurulmuş plaza
4- Bol paralı, iktidar yanlısı reklamveren
5- 1 Adet dini bilgiler sayfasını yazacak imam (bulunamazsa müezzin de olabilir)

(İktidar değişken bir kavramdır.)



dervish 10 04 2008 - 18 : 03

Evvela belirtmek isterim ki , herhangi bir oluşumu okumadan anlamadan yargılayacak bir yapıda olmadığım gibi, özümsemeden de savunucusu olmamışımdır. Bu sebepledir ki Taraf Gazetesinin "ne tarafta" olduğu ile değil bulunduğu "tarafı" ne derece savunduğuyla ilgilenmekteyim.

Bırakın hiç savunmadığımız şeyleri de konuşabilen tartışabilen insanlar çoğalsın. Karşımızdakiler ne kadar bilinçli olursa o kadar doğru yola gidiyoruz demektir.

Ve evet, memnunum okuduklarımdan.

Merush 14 04 2008 - 04 : 15

Sevgili prusarus
Bugün zaten temel sorunumuz cumhuriyeti kurup demokrsiye tam geçişi bir türlü sağlayamamış olmamızdır. Ahmet Altan ve şurekası dediğiniz adamlar 80'lerde komunist olmakla itham ediliyor ve yine bu yüzden sanık sandalyesindeydiler. Oysa onlar o gün için de kendilerince doğru olanı yapıyor, özgürlüğü savunuyorlardı, bugün için de yine aynı şeyi yapıyorlar.
İnsanları elinize aldığınız kemalizm süzgecinden geçirerek alta düşen her bir taneyi memleket düşmanı ilan ederecek varabileceğiniz yegane içe kapalı faşist bir toplum olmaktır. Bugün; liberalizmin (ve savunduğu değerlerin) kemalizmle çelişki içinde olmasının birinci müsebbibi kemalistler olmasına rağmen; ısrarla "bu memleketi satmakla" itham ettikleri liberaller hala daha memleketin iyiliği için çırpınmaktalar. Düne kadar kimse genel kurmay ve şurekasına hesap soramazken Taraf gazetesi bunu yapabiliyor. Üstelik omzu kalabalık abilerin, askerliği fiilen bitmiş ama kafasında askerliği bir türlü bitiremeyen asker eskilerinin onca baskısına, iftirasına rağmen.
Kemalizmin ve kemalist geçinen tayfanın birinci sorunu şu:
Karşı fikirde olan herkesi bir şeyci olmakla itham ediyorsunuz. Dün bütün aykırı fikir sahipleri komunist olmakla itham edilip fişlenirken bugün de dinci/fethullahçı olmakla itham edilip fişleniyor.
Neyse; ben biliyorum ki ne yazarsam yazayım; tüm yazılanlar kemalist ön yargıyı aşıp berrak bir zihne ulaşamayacak.

X 16 06 2008 - 11 : 53

Sevgili prusarus
Bugün zaten temel sorunumuz cumhuriyeti kurup demokrsiye tam geçişi bir türlü sağlayamamış olmamızdır. Ahmet Altan ve şurekası dediğiniz adamlar 80'lerde komunist olmakla itham ediliyorlardı ve yine bu yüzden sanık sandalyesindeydiler. Oysa onlar o gün için de kendilerince doğru olanı yapıyor, özgürlüğü savunuyorlardı, bugün için de yine aynı şeyi yapıyorlar.
İnsanları elinize aldığınız kemalizm süzgecinden geçirerek alta düşen her bir taneyi memleket düşmanı ilan ederecek varabileceğiniz yegane içe kapalı faşist bir toplum olmaktır. Bugün; liberalizmin (ve savunduğu değerlerin) kemalizmle çelişki içinde olmasının birinci müsebbibi kemalistler olmasına rağmen; ısrarla "bu memleketi satmakla" itham ettikleri liberaller hala daha memleketin iyiliği için çırpınmaktalar. Düne kadar kimse genel kurmay ve şurekasına hesap soramazken Taraf gazetesi bunu yapabiliyor. Üstelik omzu kalabalık abilerin, askerliği fiilen bitmiş ama kafasında askerliği bir türlü bitiremeyen asker eskilerinin onca baskısına, iftirasına rağmen.
Kemalizmin ve kemalist geçinen tayfanın birinci sorunu şu:
Karşı fikirde olan herkesi bir şeyci olmakla itham ediyorsunuz. Dün bütün aykırı fikir sahipleri komunist olmakla itham edilip fişlenirken bugün de dinci/fethullahçı olmakla itham edilip fişleniyor.
Neyse; ben biliyorum ki ne yazarsam yazayım; tüm yazılanlar kemalist ön yargıyı aşıp berrak bir zihne ulaşamayacak.

lafmacun 16 06 2008 - 11 : 54

Ben Taraf Gazetesi'nde yazılanların çizilenlerin gerçek veya yanlan olmasından ziyade uslubunu seviyorum. Bir çok şeye iyi veya kötü karşılar.

Aklı selim gazetelere (pek oyle bir gazetede kalmadı ya neyse) bir göz attıktan sonra mutlaka Taraf'in da sitesine göz atıyorum. Eleştirici usluplarını seviyorum.

Revne 26 01 2009 - 14 : 16

Taraf çalışanları okur belkiiiiiiiiiiiii

En büyük sınav suç ve ceza eserindeki gibi vicdandır. Tüm çalışanlarınızında bir vicdanı olduğunu düşünerek. Er ya da geç bu kadar geriden gelmenizi ve ilerlemeye olan karanlık yüzünüzü anlayacağınızı. Tek yönlü taraflı(Gazete dediğiniz yazıların adı) bakış açınızı sebebi her ne olursa olsun, maaş,karnını doyurma veya her neyse çok geride kaldığınızı aklı başında her insan gibi açıkça görmemi sağladığınız için tebrikler.

Para herşey değildir.Satılmış kişilikler kendilerini sonunda zavallı bir çıkmazda bulurlar.Bu yaş kişiliğin ve insanlığın oturduğu yaştır.Bu yaş herkeste farklıdır kimi için yirmi kimi için 70 olabilir. En erken zamanda bu yaşı tüm çalışanlarınızın ve başınızdaki patronlarınızında dahil ulaşabilmesi dileğiyle.

Herkes kendini biliyor:) Kendinizi ve bilgisiz insanları daha fazla etkileyip kandırmayın.

Doğru olan şeylerin tarafa ihtiyacı yoktur.

Hamit tan 29 10 2009 - 20 : 02

Böylesine taraf bir gazete olduğunuz için tebrikler! Biraz düşünebilen herkesin anlayabileceği kadar açık şekilde ordu laiklik Cumhuriyet karşıtı, gerici cemaat zihniyetiz ve inanılmaz Akp taraftarlığınız (adı üstünde taraf gazetesi) için tebrikler! Paranızı nereden aldığınızı düşündükçe,herşey paramı lafını çalışanlarınızın maalesef nefsine yedirme kabiliyetine tebrikler. Memleketi getirmek istediğiniz hali kendinizin bile görememesine tebrikler.
Cahillik bazen o kadar derin noktaya ulaşır ki, o kişi kendini her konuda haklı görür. Hiçbirşey bilmediği halde kendini öyle zanneder.Gözü kapalı bir kararlılık gösterir . Çalışanlarınızın geldiği tam anlamıyla budur.
Herkes herşeyi yapamaz...Herkes mimarlıktan,estetikten anlamaz, klasik müzik dinleyemez,dinlerken sıkılır...Bunun için okumak lazımdır. Sıkılsanızda klasik müziği dinlemeniz lazımdır. Ancak bu şekilde birşeyler anlaşılabilir, ögrenilebilir.İnsanlar bunun için okurlar eğitim görürler.
Hiçbirşey anlayamadan göremeden ,birşeyleri anladığınızı düşünüp yada düşündürülüp tüm bu öğretilerden uzak yaşamanıza tebrikler.

Hamit tan 29 10 2009 - 20 : 04
bunun cevabı
  meteryus 25 01 2007 - 11 : 53

En büyük sınav suç ve ceza eserindeki gibi vicdandır. Tüm çalışanlarınızında bir vicdanı olduğunu düşünerek. Er ya da geç bu kadar geriden gelmenizi ve ilerlemeye olan karanlık yüzünüzü anlayacağınızı. Tek yönlü taraflı(Gazete dediğiniz yazıların adı) bakış açınızı sebebi her ne olursa olsun, maaş,karnını doyurma veya her neyse çok geride kaldığınızı aklı başında her insan gibi açıkça görmemi sağladığınız için tebrikler.
Para herşey değildir.Satılmış kişilikler kendilerini sonunda zavallı bir çıkmazda bulurlar.Bu yaş kişiliğin ve insanlığın oturduğu yaştır.Bu yaş herkeste farklıdır kimi için yirmi kimi için 70 olabilir. En erken zamanda bu yaşı tüm çalışanlarınızın ve başınızdaki patronlarınızında dahil ulaşabilmesi dileğiyle.
Herkes kendini biliyor:) Kendinizi ve bilgisiz insanları daha fazla etkileyip kandırmayın.
Doğru olan şeylerin tarafa ihtiyacı yoktur.

Hamit tan 29 10 2009 - 20 : 06

İsim *
Mail *
Web