Bir kaç yıl önce ağalı beyli diziler revaçtaydı, hatırlarsınız.  Şimdilerde ise durum biraz yön değiştirmiş bir biçimde huzurlarımıza dikiliyor. Türk Edebiyatı'nın değerli örnekleri birer dizi olarak karşımıza çıkıyor her gün.

Reşat Nuri Güntekin'in Yaprak Dökümü ile başlayan bu serüven ismini hatırlamakta zorlandığım bir çok dizi ile devam ediyor. Yaprak Dökümü zaten  son derece ağlak yapısı ile hiç hazetmediğim diziler arasında ilk sırasını kaptırmıyor kimselere, ancak başarısı bununla sınırlı değil. Yayınlandığı saatlerde adeta bir TV izlenme patlaması yaratan dizi öyle çok tutmuş ki yapımcılar bir Reşat Nuri Güntekin eseri olan Dudaktan Kalbe 'yi gözlerine kestirmişler. Kurgu olarak Yaprak Dökümü^nden daha haz alarak okuduğum bu romanın diziye uyarlanmış halini izlemediğim için yorum yapmayacağım.  Yine geçen sezon görüp izlemeliyim dediğim iki  dizi de bu klasmandalar.Hacı ve Sinekli Bakkal. Aniden yayından kaldırılmalarına anlam verememiştim. ( Bu iki diziyi de "ne diziler sevdim zaten yoktular" isimli yazıma eklemeliymişim aslında) Bir Cüneyt Ülsever romanı olan Hacı, bazı mecralarda problem yarattığı için yayından kaldırıldı, Halide Edip Adıvar'ın şahane eseri Sinekli Bakkal ise ne oldu da yayından kalktı; çözemedim.




Şimdilerde ise reklamlardan takip ettiğim kadarı ile Orhan Kemal'in Gurbet Kuşları -ki muhteşem bir edebiyat klasiğidir- Halit Ziya Uşaklıgil'in Aşk-ı Memnu 'su dizi olarak karşımıza gelecek. Aşk-ı Memnu yayınlanan bir kaç bölümü ile takdirleri toplamış, hiç değilse ustasına saygıdan birkaç bölüm zaman ayırmayı düşünebilirim.

Edebiyatımızın son dönem gözdelerinden Ayşe Kulin'in Gece Sesleri isimli romanı da dizi ile hayat bulanlar arasında.  Oyuncu kadrosu ile romanı kıyasladığımda gözümün önüne pek iç açıcı bir tablo getiremediğimi belirtmek isterim. Güzel bir romandır, yazık edilmez umarım.  Yine edebiyatın farklı bir tarafında duran bir yazarın, Kerime Nadir'in Hıçkırık isimli romanının diziye uyarlanacağı haberini okuyoruz, Romanı da okumadım, diziyi izleyeceğimi zaten sanmıyorum.

Hal böyle iken düşünüyorum.

Bu saydığımız romanları ortaokul sıralarındayken okumuş bir insan olarak, durumu nasıl karşılayacağımı kestirebilmiş değilim. Bunlar edebiyata saygı mıdır? Yoksa romandan alması gerekenleri dizi ile vermeye çalışarak beyinleri bir nevi tembelliğe zorlamak mıdır?

Okumuyoruz evet. Sevmiyoruz okumayı.. Belki de bu sayede biraz olsun değer vermiş görülebiliriz edebiyata.

Ama ben, her ne olursa olsun ileride çocuklarım olduğunda Orhan Kemal'i dizi ismi ile değil yazdıkları ile tanısınlar diye uğraşacağım. Hatırla Sevgili sayesinde (?) hafızalara geçen Deniz Gezmiş ismi yeterince can yakıcıydı zaten..

merush -4 gun once - 05 : 53   
2185 Kişi okudu     1 Yorum yapldı   
Puan : Oy :
Yorumlar :

Oldukca guzel bir yazı olmus tebrik ediyorum..

Revne 04 01 2009 - 13 : 38

İsim *
Mail *
Web